#türkiyedekadınolmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#türkiyedekadınolmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2016 Çarşamba

TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK #4

















Son başlık olarak toparlamaya çalışacağım bu yazı dizisini.Toplum 'Ahlakımızın' yerle bir olduğu son dönemde Kadınlar Cumhuriyet'imizinn kurulduğu günlerden çok daha geriye doğru savruldu.Hemcinslerimiz tarafından da acımasızca eleştirildik, dışlandık.Giyim kuşam konusunda da ayrımlar yaşıyoruz.Çocuk yetiştirmede de,fikir ve düşüncelerimizi söylemekte de.

Sözde 'Özgür' bir ülkede yaşıyoruz.Özgürlüklerimize de çerçeveler çizilmiş.Mahalle baskısı diye bir şey de var.Son yıllarda çoğalan 'Kadın Cinayetleri' Kanunlarımızın caydırıcı olmadığını Dünya'da ilk kez Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı verilen Ülkemizde (çok büyük bir ayrıcalık) Medeni Kanunumuzun Kadını korumada çok yetersiz kaldığını ve Çocuklarımızı bile koruyamadığımızı acı şekilde öğreniyoruz, görüyoruz.Toplum olarak Ahlak seviyemiz çok düşük.

Bunlar yetmezmiş gibi bu senenin başında TBMM de kurulan 'BOŞANMA KOMİSYONU' bir rapor hazırladı ve Meclis Başkanlığına sundu (16 Mayıs).


İçeriği içrenç ötesi! Kadın ve çocuk hakları resmen gasp ediliyor!!!

-Çocukları,onları istismar veya tecavüz edenlerle evlendirilmeye teşvik edilecekmiş!YUHH!!!!!!

-Şiddet gören kadınlara arabuluculuk edilecekmiş üstelik Aile danışmanı olan bir Psikolog değil de Diyanet işlerinde görevlendirilen bir yetkili tarafından!Dini temellere uygun rehberlik edilecekmiş! KADERİM diyeceğiz katlanacağız öldürülene kadar demek ki!!!!!!!

-Mesai saatleri içerisinde şiddete maruz kalan Kadın Karakola gidip şikayet edemiyecekmiş!

-Aile Hukuku söz konusu olunca duruşmalar gizli yapılacakmış!Kimse duymasın bilmesin!!!

-Mal paylaşımı konusunda da dava açma süresi getirilmeye çalışılıyor!

-Eşin ölümünde kadının mal rejiminden kaynaklı %50 payı verilmemeye çalışılıyormuş!YUHHHH!!!


Kısacası kazanılmış haklarımızdan olacağız.Çocuklarımız Devlet tarafından korunamayacak.Sanki korunuyorlarmış gibi!

Tecavüzcüsüyle evlendirilip beş yıl takip edilecekmiş!!!
Hayır anlayamıyorum;
Ya bir tek kişinin tecavüzüne uğramadıysa,ya babasının ağabeyinin tecavüzüne uğradıysa,ya tecavüz eden evliyse,ya tecavüze uğrayan erkek çocuğu ise (bunları yazarken bile midem bulanıyor ama örnekleri çok,duyduk) ne olacak????Yaşadıkları Travma ne olacak?Hayata ona tecavüz edenle birlikte devam edecek yok artık!!!!OHAAAA!!!!

Hani tecavüzcüsünün başını kesip köy meydanına atan Kadın vardı,üstelik hamile kalmıştı ve bebeği doğurtturdular zavallıcığa.Hapise atıldı, ben olsam Madalya takardım.

Bu ülkede tecavüze uğradıysan suçlusun arkadaş!
Seni hiç kimse koruyamıyor,koruyamaz.Mahalle baskısından ,akrabalarından gelen davranışları düşünemiyorum bile!Her şekilde dışlanıyorsun.DEVLET mi? Aile Bakanlığının başındaki kişi zaten Ensar Vakfındaki olaydan sonra söylediği cümle ile ne kadar acı bir durumda olduğumuzu ortaya koydu.Ya giyindiğin elbiseye laf ederler ya da hayat tarzına,davranışlarına yada Kadın oluşuna!!!Zihniyet bu!

Biz ne kadar iğrenç MAHLUKATIZ ki KADIN olarak Dünya'ya gelmişiz!!!Hem Müslümanız hem TÜRKİYE'deyiz.

Daha başka ne denilir ki?Elin Gavuru Mars'a araç indirsin keşifler yapsın,biz tecavüze uğrayanın RIZASI vardı yoktu diye kıyafeti şöyleydi böyleydi diye kafa yoralım,konuşalım.


Yazıklar olsun böyle zihniyete.Yuh olsun bu şekilde düşünenlere!!!



Ben Hexeniz,KADIN-ANNE vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.Sevgiler...



                                                                                                                                                   NuR :)













22 Ocak 2016 Cuma

TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK #2





Konuya devam etmem lazım;
zira başlık attım,
gündelik hayatımda da rahatsız olduğum bir yığın şey var,
yurt dışında doğup büyüdüm 43 yaşıma girdim hala Ülkeme alışamadım.


Neresinden başlayacağımı baya düşündün durdum.Ta çocukluğuma iniyor konu.Yavaş yavaş birçok başlıkta toplamak lazım.

Almanya'da doğdum büyüdüm.Ailem dönüş yapmaya karar verdiğinde bizi neyin beklediğini onlarda kestirememişti.

Babam askerlik sonrası Kore Savaşından sonra (Kore'ye savaş sonrası destek birliği olarak gitmişti) Almanya'ya işçi olarak gitti.Almanya'ya giden ilk jenerasyon yani.Annemle daha sonra evlenip birlikte Almanya'da yaşamaya başladılar.Babam memleketinde çok fakirlik gördüğünden hayata asıldı.Babam, Van doğumlu çünkü rahmetli dedem Binbaşıymış ve Ermeni olaylarında (soykırım iddiası) orada görevliymiş.Ordudan ihraç edilmiş çünkü en yakın arkadaşının ihanetine uğramış.O çok ayrı bir hikaye onuda sonraki bir yazımda anlatırım.Dedem dımdızlak ortada kalmış,zoraki memleketine gelebilmiş.Parasız pulsuz.Fakirlik günleri ondan sonra başlamış.Babam çocukken evden kaçıp limandan bir gemiye kaçak binip Zonguldak'a gitmesi ve orada tek başına yaşam mücadelesi de var.Bunları sonra anlatacağım.

Benim doğup büyüdüğüm Almanya ki; ne öğrendiysem temelimi oradaki eğitimimden aldım, hala bana ilk Vatanım gibi gelir.Biz orada yabancı-mülteci-göçmendik ama hiç Ülkemde gördüğüm gibi ayrımcılık yaşamadım.Her Alman çocuğu ne haklara sahipse aynı haklara sahiptik.

Ailem Türkiye'ye yaz tatillerinde geliyordu.O kısa zaman zarfında çok da anlayamıyorlardı Türkiye'nin karmaşıklığını.Aile kalabalık olduğundan güllük gülistanlık geçiyordu vakitleri.Dönüş yapmalarının bir sebebi de biz çocuklardık.Almanların bile takdiri kazanmış iyi okuyan öğrencilerdik.Eğitim sistemi bizi evimizden uzak okullara yönlendiriyordu.Bizimkilerde çocuklarımız daha fazla ''Almanlaşmasın'' diye dönüş kararı aldı.Oysa ki çoğu akrabamız orada kaldı.

İlk İstanbul'a geldik.Dayımın evine.Onların hayatı bizimkine benziyordu.1984 yılı İstanbul'u Anadolu yakası Kartal /Maltepe.Ne kadar kaldık hatırlamıyorum şimdi ama baya gezdik.Trabzon'a  gidiş vakti geldi Otobüsle yolculuk edecektik.O yolculuğu unutmam mümkün değil.İlk tacizimi o Otobüste yaşadım.Yaşım 12.

Babam,annem,kız kardeşim ve erkek kardeşim.Dört koltuk alınmış ben kız kardeşimle annemler de erkek kardeşimle oturuyor.Nedense bizim koltuklar yan yana veya arka arkaya değildi. Annemler şöför arkasında sol tarafta biz sağ tarafta 2.veya 3.sıradaydık şu an tam hatırlayamıyorum.Nedense sonradan da sağ en arkadan bir öne alınmıştık.

(O muavinin işi olduğunu yıllar sonra anladım.)

Kız kardeşim ısrarla cam tarafı diye tutturmuştu ben koridor tarafındaydım.Kabus dolu bir yolculuktu.
O muavin;
suratı hala gözümün önünde,o açık mavi gözler o pişkin sırıtış.

Gidip gelip saçlarımı okşuyordu.Nasıl rahatsız oluyordum anlatamam.Saçlarım çok uzun ve iki örgülüydü.

Korkuyordum,çok korkuyordum...

Anneme babama bir şey diyemiyordum.Neden? şu an bile bilmiyorum...Beni bir şekilde yanlış anlayacaklarını düşündüm herhalde.Nasıl açıklayacaktım ''saçımı okşuyor bana gülümsüyor''mu diyecektim???
Mola yerlerinde yerimi ısrarla değiştirmek istiyordum ama annem babam bana kızıyordu.Neden?diye soramadılar???Herhalde cam tarafında oturamadım diye kapris yaptığımı düşündüler.
Annem sert kadındır.Öyle bana sarılıp sarmaladığını hiç hatırlamıyorum.Onun sevgi anlayışı  ''içimden seviyorum'' şeklindeymiş.

Nasıl olduysa bizim koltuklar arkaya alındı (?).Uykumdan uyandım çünkü biri elimi okşuyordu.Elimi çekiyorum tekrar ve tekrar elimi alıyor.Sus diye de işaret ediyor.Kimse farkında olmadı kimsenin dikkatini çekmedi.Ben kız kardeşime doğru sokulup uzaklaşmaya çalışıyordum bu sefer koltuğu yana kaydırdı.Arkada oturup saçlarımı okşamaya devam etti.Örgülerimi önüme alıp kollarımı göğsümde kavuşturmaya çalıştım.Yapabildiğim kadar uzaklaşmaya çalıştım.Başka bir yerime dokunmadı sadece saçıma ve elime.

Türkiye'ye bu şekilde giriş yapmış oldum.Bu olayı yıllar yıllar sonra,evlendikten ve kızım doğduktan sonra anneme anlattım.İnanamadı .Niye söylemedin ki dedi?


SÖYLEYEMEDİM.


Çocuktum ben,küçüktüm ,korkmuştum.


Türkiye'de kız çocuğu olmak da SUÇ muş.

Sevgili okuyucu,
TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK konulu yazıma bu şekilde devam etmek istedim.Kendi anımla.
Çocukların da istismar edildiği bir dünya'da yaşıyoruz.Nedense Müslüman toplumlarda çok daha fazla istismar ediliyor.Çok düşündürücü çok acı çok çok vahim bir durum.Sizin de görüşlerinizi bekliyorum.SEVGİLER...




O Otobüs,

                                                           (fotoğraf internetten alınmadır)